Kadinlar Kahvesi

Kahve bahane sohbet şahane

e-Nabız ile herkes dijital sağlık kayıtlarına ulaşabilecek

e-Nabız Sistemi ile kişilerin kendi sağlık durumları ile ilgili bilgi sahibi olmaları, bu bilgiler ışığında sağlıkları ile ilgili kararlara katılmak suretiyle kendi sağlık durumlarını yönetmeleri, teşhis ve tedavi sürelerini kısaltarak gereksiz tetkik tekrarlarının önlenmesi ve bu suretle ekonomik çıkarların korunarak ülke ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor.

Saglikaktuel.com internet sitesinin haberine göre, projenin detayları ve 1 Mart 2015 itibariyle faaliyete alınması ile ilgili esasları içeren bir genelge yayımladı. Genelgede, “Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esasları düzenleyen 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3 üncü Maddesinin (f) bendinde ‘Herkesin sağlık durumunu takip edebilmek için gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur.’ Hükmüyle Sağlık Bakanlığına Ülke çapında bir kayıt ve bildirim sistemi kurma görev ve yetkisi tanınmıştır. e-Nabız Projesi kapsamındaki Kişisel Sağlık Sistemi (KSS) ile ayrıca geliştirilen Teletıp ve Teleradyoloji Sisteminin (TTS) temel amacı, Anayasamızın 20 nci maddesinde zikredilen “kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçlan doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkı”nın kamu güvencesi altında bütünleşik bir yapıda tesis edilmesidir. ” denildi.

Genelgeye göre, kişiler kendi kayıtlarına erişimleri www.turkiye.gov.tr adresindeki e-Devlet kapısından kişisel e-Devlet şifreleri, elektronik imza veya mobil imza kullanılmak suretiyle güvenli kimlik doğrulama prosedürleri tamamlanarak sağlayacaklar. Ayrıca, kişilerin e- Devlet kapısından bizzat kendileri tarafından sisteme kaydedilebilecek GSM numarasına gönderilmekte olan “tek kullanımlık erişim kodu” ile de kendi sağlık kayıtlarına erişim izni vermesi mümkün olabilecek.

Kişilere tıbbi görüntüleri dahil kendi sağlık kayıtlarını göstermeyi ve yönetmeyi sağlayacak olan Kişisel Sağlık Sisteminde (KSS) tüm veriler şifrelenerek gizli hâle getirilmiş (kriptolanmış) olarak saklanacak, sistem sağlık verisini üreten hizmet sunucusu ile hizmeti alan kişi arasında güvenli bir iletişim altyapısı sunma görevi üstlenecek. Veriler, sadece kişinin kendisi ve yine sistem üzerinden bizzat izin verdiği diğer kişiler tarafından görüntülenebilecek, izin geri alınabilecek, müdavi hekim, konsültan hekim ya da kişinin kendisi haricinde sisteme yeni kayıt eklenemeyecek. Süreci tamamlanmış ve kapatılmış geçmiş kayıtlarda değişiklik yapılmasına izin verilmeyecek. Sistemde kişinin kendi Elektronik Sağlık Kaydını yönetme imkânı (Anayasa’nın 20. maddesinin son fıkrasına uygun olarak) sunulacak.

Sistemin amacına uygunluğunun temini bakımından sağlık hizmeti sunucuları ve yazılım üreticileri dahil tüm tarafların Bakanlıkça ilan edilen standart ve kılavuzlara uygun davranmaları gerekiyor. Bu sistemle, muayene, tetkik ve tedavilerin nerede yapıldığına bakılmaksızın kişinin kendi adına üretilmiş sağlık bilgilerini tamamen kendi iradesiyle yöneteceği, tıbbi özgeçmişini tek bir yerde toplayabileceği, verdiği izin ölçüsünde paylaşabileceği, kişilerle hekimleri arasında güçlü bir iletişim ağının kurulmasını sağlayacak sistem alt yapısı hazırlandı.

Kişinin rızasına rağmen müdavi hekimin erişiminin engellenmesi, acil sağlık veri seti haricindeki verilerin kişi rızası olmadan sisteme gönderilmemesi, dolayısıyla gelecekte alacağı sağlık hizmetinin doğuracağı ihtiyaç anında bu bilgilere erişilemez olması, ilgililer için hukuki sorumluluk doğuracak.

Genelgeye göre, Kişisel Sağlık Sistemi ile Teletıp ve Teleradyoloji Sisteminin bütünleşik, sürekli ve kesintisiz işlerliğini teminen; Tıbbi kayıtlara kişilerin kendilerinin erişiminin sağlanabilmesi için 01 Ocak 2015 tarihinden itibaren tutulan kayıtların hizmet sunucuları tarafından sisteme gönderilmesi, Tüm sağlık hizmet sunucularının üretmiş oldukları bilgilerin bu sistem üzerinden sahibine sunulabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinden entegrasyonu tamamlanmamış sağlık tesislerinin de sisteme entegre edilerek veri gönderimine başlaması, Aile Hekimliği Bilgi Sistemlerinin en geç 01 Mart 2015 tarihinde sisteme entegre edilmiş ve veri gönderiyor olması, Üniversite Hastaneleri ve tüm Özel Sağlık Hizmeti Sunucularının yazılımlarının en geç 01 Mart 2015 tarihinde sisteme entegre edilmiş ve veri gönderiyor olması gerekiyor.

Genelge için tıklayınız

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Sağlık Aktüel’e (www.saglikaktuel.com) aittir. Bu haber veya yazı sadece Sağlık Aktüel (www.saglikaktuel.com) şeklinde aktif kaynak gösterilerek yayımlanabilir.

Incoming search terms:

  • e nabız KAYIT
  • e-nabz
  • e-nabız kayıt
  • E NABIZ İLE BİLGİLERİME ULAŞAMIYORUM
  • sağlık kayıtlarına ulaşma
  • nabız kayıt
  • enabız
  • e-nabız ve teletıp sistemi nedir
  • e-nabız teletıp sistemi hangi uygulama ile çalışıyor
  • e nabız nasıl kayıt olabilirim

Sonbahar depresyonunu yenmek için 9 öneri

Depresyondan çıkmak istediklerinde ise çoğu zaman çareyi pasta, kek, kurabiye gibi yiyeceklerde arıyorlar. Ancak bu tip besinler bilinenin aksine enerji ve mutluluk değil, daha fazla yorgunluk hissine neden oluyor. Acıbadem International Hastanesi’nden Psikolog Yard. Doç. Dr. Ferahim Yeşilyurt, kadınlar başta olmak üzere birçok kişinin yaşadığı sonbahar depresyonunun nedenlerini anlatırken özel önerilerde bulunuyor.

GÜNEŞİ AZ GÖRMEK EN ÖNEMLİ DEPRESYON NEDENİ

Yaz mevsimi insanların rutin işlerinin azaldığı, doğanın tazelendiği, tatillerin yapıldığı bir mevsim. Bu arada gündüzler uzuyor ve insanların iş sonrasında kendilerine zaman ayırabiliyor. Yazın yaşanan tüm bu canlanmaya karşı sonbahar ve kış döneminde tersine bir dönem yaşanıyor. Gündüzler kısalmaya, havalar değişmeye, doğa hüzne bulanmaya başlıyor. Bu değişimden insanlar da nasibini alıyor. Güneşi az görmek, iş sorumluluklarının artması, okulların başlaması, havaların serinlemesi insanlarda birtakım ruhsal değişimlere neden olur. Bu da sonbahar depresyonuna neden oluyor.

KADINLAR SONBAHAR DEPRESYONUNA DAHA ÇOK GİRİYOR

Hormonel etkiler, adet döngüsündeki değişiklikler ve aile içerisindeki sorumlulukların daha fazla oluşu kadınların ruh dengesini olumsuz etkiliyor. Tüm bu etkenler kadınların depresif duygu durumu, çökkünlük, kaygı ve endişe gibi duyguları daha fazla yaşamalarına neden oluyor. Bu nedenle de depresyon kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla yaşanıyor. Öyle ki depresyon her 4 kadından birinde görünürken, erkeklerde bu oran 8 erkekte bire kadar düşüyor. Diğer taraftan daha önce depresyon tanısı almış kişilerde de bu dönemlerde depresyonun tekrarlama ihtimali artıyor. Özellikle karamsar, endişeli, sorumluluk duygusu yüksek, özgüveni düşük kişiler bu dönemlerde daha fazla risk taşıyorlar.

ÇİKOLATA VE PASTA SANILANIN AKSİNE MUTLULUK VERMİYOR

Depresyona giren kadınların hemen hemen hepsi çareyi yemekte arıyor. Ancak özellikle bu dönemde yapılan beslenme hataları depresyona çare olmaktan çok durumun daha da ağırlaşmasına neden olabiliyor. Örneğin beyaz şeker, kan şekerini hızla yükseltip düşürüyor. Bu nedenle de halsizlik ve yorgunluk hislerini beraberinde getiriyor. Tatlı, çikolata ve pastaların fazla tüketimi de bilinenin aksine mutlu olmanızı sağlamıyor. Sağlıklı bir ruh hali için beyaz şeker yerine doğal meyvelerden faydalanmak gerekiyor.

SONBAHAR DEPRESYONU YAŞAMAMAMK İÇİN BU ÖNERİLERE KULAK VERİN

• Sağlıklı beslenmeye özen gösterin: Karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenme tarzının kan şekerinde ani değişikliklere neden olduğu için kendinizi daha yorgun hissetmenize neden oluyor. Bu nedenle sebze ve meyveden zengin sağlıklı bir beslenme tarzı benimsemelisiniz.
• Düzenli uyuyun: Aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkın. Uyku ritminiz sizin enerji dengenizin de bir belirleyicisi. Düzenli olarak aynı saatte uyumak ve uyanmak enerji seviyenizdeki azalmaları azaltıyor. Böylece mevsimsel değişikliklere karşı daha dayanıklı hale geliyorsunuz.
• Güne mutlaka iyi bir kahvaltıyla başlayın: Sağlıklı bir kahvaltı güne sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlıyor. Aç karnına dışarı çıkmaksinirlerinizin dış etkenlerden çok hızlı bir şekilde etkilenmesine neden oluyor. Bu nedenle kahvaltı yapmadan güne başlamayın.
• Arkadaşlarınıza vakit ayırın: Yaz aylarında olduğu gibi sonbaharda da arkadaşlarınıza zaman ayırabilirsiniz. Sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek mutlu olmanızı sağlayacaktır.
• İşyerinde kısa molalar verin: Her ne kadar sonbaharla birlikte işler yoğunlaşmaya başladıysa da kafanızın rahatlaması için mutlaka kısa molalar vermelisiniz.
• Keyif aldığınız aktiviteleri planlamaya çalışın: Hayatınıza dair yeni planlar yapabilir ve farklı hobiler edinebilirsiniz. Bu sayede kendinizi çok daha iyi hissedebilirsiniz.
• İyi bir tatil yaptığınızı unutmayın: Her ne kadar bitmiş olsa da tatili güzel geçirdiğinizi unutmayın. Bundan sonrası için de yeni sorumluluklara hazır olduğunuzu aklınızdan çıkartmayın.
• Sonbaharın da güzelliklerinin olduğunu unutmayın: Yaz aylarında uzak kaldığınız sinema, tiyatro gibi etkinliklere bu dönemde zaman ayırabilirsiniz.
• Kısa yürüyüşler halinde de olsa düzenli egzersiz yapın: Egzersiz kendinize ayırdığınız özel zaman dilimleridir. Ayrıca vücudunuzun sağlıklı olmasını sağlayan önemli etkenlerden biri. Düzenli egzersiz sayesinde kendinizi çok daha dinç hissedebilirsiniz.
Tüm bu önerileri yaptığınız halde depresyon belirtilerini 2 hafta süre ile yaşadıysanız mutlaka uzman yardımı almalısınız.

© Copyright (c) Hürriyet Sonbahar depresyonu kadınları vuruyor

Incoming search terms:

  • sonbahar depresyonunu atmak için öneriler